22 Nisan 2015 - 09:22
Türkiye bölgede mezhep savaşından söz ederek tekfirci terörizmi meşrulaştırıyor

AKP hükümeti mezhep savaşı tehlikesinden söz ediyor. Fakat mezhep savaşı fitnesini körükleyen Suudi Arabistan krallığının Yemen saldırılarına Şii Husileri bombalıyor diye destek verdi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- AKP hükümeti mezhep savaşı tehlikesinden söz ediyor. Fakat mezhep savaşı fitnesini körükleyen Suudi Arabistan krallığının Yemen saldırılarına Şii Husileri bombalıyor diye destek verdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Amerika'nın  başkenti Washington'daki temasları kapsamında, düşünce kuruluşu Carnegie Uluslarası Barış Vakfı'nda (Endowment for International Peace) "Çalkantılı Bir Ortadoğu'da Türkiye'nin Rolü" konulu konferansta konuştu.

Çavuşoğlu, “Amerikan askerlerinin ayrılmasından sonra Irak'taki Nuri el-Maliki hükümetinin baskıcı ve mezhepçi politikaları sonucu, bu ülkede IŞİD'in ortaya çıktığını ve Irak'ın 3'te 1'inden fazlasını kısa sürede ele geçirdiğini, bu olaydan uzun süre önce Türkiye olarak bu yönde uyarılarda bulunduğunu” iddia etti.

Türkiye dışişleri bakanı bu sözleriyle gerçekleri örtbas etmeye çalışıyor. Çünkü tekfirci terörizm Suudi Arabistan ve Katar desteğinde Irak'ta terör saldırılarını daha önceki yıllarda başlatarak, özellikle Şii Müslümanları katliamdan geçirme şirretliğini sürdürüyordu. IŞİD de bu sinsi ve insanlık dışı planının yeni versiyonu ve uzantısıdır. IŞİD ve el-Kaide tekfirci teröristleri Irak'ta Çoğunluk Şii hükümetini devirmek için mezhep savaşını çıkarmak, Sünni kökenli milliyetçi ve laik vahşi Baasçıları iktidar yapmak amacıyla Irak'ta saldırılarını sürdürüyorlardı. Fakat Irak Şii taklit mercileriyle Sünni alim ve müftüleri dayanışma içinde bu komployu etkisiz hale getirdiler.

Türkiye'nin eski dış işleri bakanı Ahmed Davutoğlu da IŞİD'i “Sünni öfkesi” olarak nitelendirip, desteklemişti. Bu nedenle IŞİD konusunda Türkiye'nin uyarıda bulunduğu iddiası, gerçekleri yansıtmıyor. AKP hükümeti Amerika'nın Irak'tan geri çekilmesini istemiyordu. Nitekim AKP yöneticileri Amerika'nın hata yaparak geri çekildiğini ve Irak'ı Şiilere bıraktığını ileri sürmüşlerdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ayrıca Carnegie kuruluşu konuşmasında; Suriye ve Irak'ın yanı sıra bölgede de mezhepçiliğin genel bir tehdit olduğunu ifade ederek, "Tüm aktör ve taraflara aynı mesajı veriyoruz: Mezhepsel tabanlı politikaların kazananı yoktur. İlk ve en önde bu politikaların yanında olanlar dahil olmak üzere, mezhepsel çatışmalarda herkes kaybeder. Yemen bunun en yakın örneği..." iddiasında bulunup, yine gerçekleri çarpıtmaya çalıştı. Çünkü Irak ve Suriye ile Yemen'de mezhep savaşı gündemde değil, Amerika liderliğindeki Batılı sömürgeci güçlerle Suudi Arabistan liderliğindeki Amerika ve Siyonist İsrail rejimi işbirlikçisi gerici Arap rejimlerinin ortak saldırıları söz konusudur.

Bu cephe el-Kaide, IŞİD, Nusra Cephesi, İslam Cephesi, Nusra odaklı Fetih ordusu gibi tekfirci teröristleri Irak, Suriye, Yemen halkına karşı kullanmakta ve her üç Müslüman ve Arap ülkesinin anti emperyalist ve anti Siyonist halkına kan kusturup, bu ülkeleri yıkıma uğratmış bulunuyorlar.

Türkiye hükümeti, IŞİD'in Türkiye ulusal güvenliği için yakın tehdit oluşturduğunu ileri sürmektedir. Fakat Suriye'nin kuzeyindeki sınır bölgelerinde 3 Kürt bölgesi dışında IŞİD; Nusra Cephesi ve diğer tekfirci terör örgütleri hakimdir.

AKP hükümeti mezhep savaşı tehlikesinden söz ediyor. Fakat mezhep savaşı fitnesini körükleyen Suudi Arabistan krallığının Yemen saldırılarına Şii Husileri bombalıyor diye destek verdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Suriye'de de mezhep savaşından söz ediyor. Fakat bu da tekfirci terörizmi meşrulaştırmaya yönelik çıkıştır. Çavuşoğlu, Amerika, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün ve Birleşik Arap Emirliklerinden oluşan cephe tarafından ve terörist İsrail rejimi lehine gelişecek Amerika denetimindeki sözde “ılımlı” silahlı unsurları "Eğit-donat" planının uygulanması gerektiğini belirtip, Suriye'de Beşşar Esad hükümetini ortadan kaldırmak amacıyla hava destekli güvenli bölgelerin oluşturulması gerektiğini ileri sürdü. Bunun da anlamı Amerika liderliğindeki Batılı emperyalist güçlerin Suriye'ye saldırması ve işgal sürecini başlatması ve Irak'ı yeniden işgal etmeleri çağrısıdır.

Suriye'de güvenli bölge oluşturulmasının hedefi, Libya'da olduğu gibi Suriye halkını da katliamdan geçirmek, bu ülkeyi parçalamak ve tekfirci teröristleri destekleyip egemen kılmaktır. Buna rağmen Türkiye dışişleri bakanı; “Türkiye hükümeti olarak, müttefiklerini Suriye ve Irak'ta bekleyen tehlikelere dair de bilgilendirdiklerini, ama tavsiyelerinin müttefik ülkeler tarafından dikkate alınmadığını” belirtip,  “şimdiyse ABD'nin de aralarında bulunduğu ülkelerin bundan pişmanlık duyduklarını” iddia etti. İşte bu nedenle CHP seçim bildirisinde, AKP hükümetinin bölgesel ve mezhep temelli bir savaş ateşini körüklemeye çalıştığını kaydetti.

Seyid Ali Gaemmagami

Ekler